28 Mart 2011 Pazartesi

Karanlıkta... Günlükler 1. Sayfa...

Artık neyin, nasıl olduğunun bir önemi yok. Sadece oldu. Ne düşüneceğimi veya ne  yapacağımı bilmiyorum. "Beni tüm bunları yapmaya iten sebep neydi?" diye düşününce aklıma binlerce fikir geliyor. Bir tanesini bile seçebilmek o kadar zor ki... Geçmişte yaşananlar, gelecek kaygısı, fobilerim, psikozlarım, hepsi birer neden olabilir.Şu anda önemli olan sadece; sonuç. Şimdi bulunduğum odadan dışarı baktığımda tek gözüken şey karanlık ve yıldızlar. Yaptıklarımla kendimi bu karanlığa ben hapsettim. Seçimlerin için suçlanacak kimse yok.  Belki bir süre bu odadan çıkmamam herkes için en hayırlısı olacak. Superman gibi dünyanın etrafında, dönüş eksenin tersine, ışık hızından da hızlı dönerek, geçmişe gidemem. Bir zaman makinemde yok zaten. Pişmanım ve pişmanlık sadece daha kötüye gitmemesini sağladı. Ama yaptıklarıma çare değil. Ne yaptığımı yazarken bile dile getiremiyorum. Belki bir gün o da olacak. Şimdi sadece zamanı değil. Şu anda en iyi çözüm bu karanlıkta tek başıma kalmak. Kimse ile iletişime geçemem ya da dışarı çıkamam. Burada olan tek şey hiçlik. sessizlikten delirmemek için yazıyorum. Delirip yaptıklarımı unutmak istemiyorum. Sürekli hatırlamalıyım. Bu benim cezam...
Devam edecek...

2 yorum:

  1. Belki de sessizligin sesidir bu kadar baskin olan...
    Yavuz

    YanıtlaSil
  2. "Seni anlıyorum" demek büyük bir yalandır.kocaman bir yalan.kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz bu dünyada. var olan en sağlam zırh,insan vücududur.içindekileri en iyi saklayan kasa o'dur.koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya.
    deliliğin kokusunu,anormalliğin kokusunu duyamazsın yanında gazete okuyan adamın,otobüs durağında.."...(kinyas ve kayra)hatırlayamasan da öleceksin..daha çok hatırlaman yormayacak tabutunu taşıyanları...!!

    YanıtlaSil